Başkent Doktorlar Kreş ve Gündüz Bakımevi

Okulumuz Doktor ve Psikolog gözetiminde bir kreştir... 10 Kişilik VİP sınıflarda hizmet verilen tek kreştir. Batıkent'in en iyi kreşi ile iletişim için: 0312 979 85 73 - 0505 831 00 00 - 0553 137 89 89

Etiket: kreş doktorlar

Çalışkan arılar sınıfı ilk önce ters ve düz kavramlarını öğrendiler ve eşleştirme kartlarıyla ters ve düz resimler bir araya getirdiler.

Kreşimizde bugün her şey tersine döndü. 🙂

Ardından sınıflarında bulunan oyuncakları sandalyeleri bir bir ters çevirdiler. Gözleri kapalı olan sınıf arkadaşları ise ters olan nesneleri bulup düz haline geri getirdi.

Atom Karıncalar sınıfı bugün ters ve düz kavramlarını öğrendiler. Yetmedi… bir de ters ve düz oldular.

Atom Karıncalar sınıfı bugün ters ve düz kavramlarını öğrendiler. Yetmedi… bir de ters ve düz oldular.
Hem bedensel çalışma ile ters ve düz kavramını yaşamış olan minikler hem de boyama çalışmalarıyla, sınıfta bulunan nesneleri ters ve düz yaparak bunu pekiştirdiler. smile ifade simgesi

‪#‎BDK‬ ‪#‎Kavramlarıöğreniyorum‬ ‪#‎BaşkentDoktorlarKreş‬ ‪#‎Kaliteliegitim‬‪#‎birebirilgi‬ ‪#‎doktorgözetimi‬ ‪#‎psikologgözetimi‬

 

Atom Karıncalar sınıfı canlı ve cansız nesneleri daha yakından tanıdılar. ?

Atom Karıncalar sınıfı canlı ve cansız nesneleri daha yakından tanıdılar. ?

Sınıfları için bir afiş hazırlayan miniklerimiz; Sınıf arkadaşlarına canlı ve cansız nesneleri tanıttılar.

Nesneleri tanırken ilk olarak baktığımız özellik olan canlı ya da cansız olma kategorisi nesnel ve somut terimlerle çocuğa aktarıldığında bu nesneler hakkında kazanılan yeni bilgiler de o gruplar altında şekillenir. Böylece zihinsel sınıflandırmayı yapmak daha da kolaylaşır.

‪#‎BDK‬ ‪#‎BaşkentDoktorlarKreş‬ ‪#‎Kalitelieğitim‬ ‪#‎Psikolojikdestek‬ ‪#‎Kazanım‬‪#‎öğreniyoruzkeşfediyoruz‬

 

Eksik parçaları tamamlama oyunumuzda bu “sevimli inek” kreşimize misafir oldu?
Eksik parçaları tamamlama oyunumuzda bu “sevimli inek” kreşimize misafir oldu?

Eksik parçaları tamamlama oyunumuzda bu “sevimli inek” kreşimize misafir oldu?.

İlk önce beneklerini minik yaratıcı elleriyle hazırlayan öğrencilerimiz; eksik parçası olan kuyruğunu ineğimize yapıştırarak bir bütün olarak nesneleri tanımayı öğrenmiş oldular.

Parça – bütün ilişkisi kurmak zeka gelişiminin önemli özelliklerinden biridir. Bu sebeple özellikle nesneleri bir bütün olarak algılama ve detayları fark edebilme çocuk zeka gelişiminde önemli bir noktadır.

 

Seminerimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

Psk. Ece ERGÜR sunumu ile “3-6 yaş çocuklarda ortaya çıkabilecek davranış problemleri ve çözüm yolları” isimli Seminerimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

Değerli velilerimiz ile toplantımızı yaptık.

Değerli velilerimiz ile toplantımızı yaptık. Her detayı iştişare ettik. Keyifli muhabbetleri ve bizden memnuniyetleri bizleri onure etti. Katılan ve mazeretleri nedeni ile katılamayan tüm velilerimize teşekkür ederiz.

Tüm çocuklu ailelere önemli hatırlatma!!!
Tüm çocuklu ailelere önemli hatırlatma!!!

Tüm çocuklu ailelere önemli hatırlatma!!!

(Paylaşalım herkes doğru uygulamayı öğrensin lütfen)

‪#‎önemli‬ ‪#‎doktor‬ ‪#‎bdk‬ ‪#‎kres‬ ‪#‎duyuru

12523177_974658579275248_7994408656461344601_n

 

Bugün tuz seramiği ile yaratıcılığımızı konuşturduk… ??
Bugün tuz seramiği ile yaratıcılığımızı konuşturduk… ??

Bugün tuz seramiği ile yaratıcılığımızı konuşturduk… ??
Özellikle ince motorlarını kas gelişimi için hamurlu oynamak çok faydalı olduğu bilinmektedir.
Minikler kendi özgün şekillerini tasarlayıp kurumaya bıraktı ardından da dilediği gibi boyayıp 3 boyutlu resimler tasarlamış oldu. ?
‪#‎BDK‬ ‪#‎BaşkentDoktorlarKres‬ ‪#‎kaliteliegitim‬ ‪#‎psikologgozetimi‬‪#‎doktorgozetimi‬ ‪#‎okuloncesi‬ ‪#‎cocukgelisimi‬ ‪#‎cocukegitimi‬

 

“Kar Perisi” adlı tiyatro gösterimizden kareler.
“Kar Perisi” adlı tiyatro gösterimizden kareler.

Kar Perisi” adlı tiyatro gösterimizden kareler.
Profesyonel ekibe çocuklarımızı mutlu ettikleri için teşekkür ederiz.

CALPOL VE DOLVEN İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
CALPOL VE DOLVEN İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

CBFrgF6U0AAH1kK

CALPOL VE DOLVEN İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Türkiye’de bulunan ‘’calpol’’ adlı ilacın içerisinde parasetamol mevcuttur ve yaklaşık 100 yıldır kullanılmakta olan bir ateş düşürücü ve ağrı kesicidir. İçerisinde ıbuprofen bulunan dolven de yaklaşık 60 yıldır kullanılmaktadır.

Türkiye’de sağlık bakanlığı onayı ile kullanılan calpol ve dolven doktorun önerdiği doz ve sürenin dışına çıkılmadığı takdirde yan etkiye neden olmaz.

1900’lü yıllarda keşfedilen bu iki ilacın güvenilirliliği ve etkinliği gerçekleştirilen birçok klinik çalışmayla da kanıtlanmıştır. Parasetamol içeren calpol, avrupa’da uzun yıllardır pek çok ülkede, 1991 yılından itibaren de türkiye’de milyonlarca çocukta doktor kontrolünde iken güvenle kullanılmaktadır.

İngiltere’de yasaklanan ilaç ise içerisinde parasetamole ek olarak difenhidramin de içeren calpol night adlı ilaçtır. Difenhidramin bazen ciddi yan etkileri olabilen bir alerji ilacıdır. Calpol gibi 4-6 saat aralıklarla verildiğinde bu yan etkiler daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. İngiltere ve amerika gibi ülkelerde bu ilaçlar marketlerde ve tekel bayisi gibi yerlerde satılmakta olduğu için kontrolsüz kullanıldığından ciddi yan etkiler ve ölümler ortaya çıkmıştır ve bundan dolayı yasaklanmıştır. Türkiye’de bu ilaç zaten hiçbir zaman mevcut olmadığı için bizlerin böyle bir endişe duyması gerekmemektedir.

Daily mail gazetesinin haberine göre ilaç komisyonu ülkelerinde bu ilacı yasaklamış, ailelere bebekleri için parasetamol (calpol) veya ıbuprofen (dolven) gibi ateş düşürücüler kullanmalarını tavsiye etmiştir. Bizler türkiye’de zaten bu ilaçları ateş düşürücü olarak kullanmaktayız.

Burada önemli olan nokta calpol ve dolvenin kilo başına uygulanan ölçek miktarları farklı olduğundan aileler doktorlarına danışmadan ilaç doz ayarlamasını ve süresini kendileri belirlememelidirler.

Farklı konularda tekrar görüşmek dileğiyle

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı

Dr. Ayla Özcan

 http://www.aylaozcan.com/calpol-ve-dolven-ile-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar/
DOKTORLAR KREŞ TANITIM FİLMİNİ İZLEDİNİZ Mİ?
DOKTORLAR KREŞ TANITIM FİLMİNİ İZLEDİNİZ Mİ?

Batıkent’in en iyi kreşinin tanıtım filmini izlediniz mi?

www.doktorlarkres.com
İlt: 05058310000

 

Minik balıklar bugün kreşimize ziyarete geldiler.
Minik balıklar bugün kreşimize ziyarete geldiler.

Minik balıklar bugün kreşimize ziyarete geldiler.??

Öğrencilerimiz önce kendi balıklarını tasarladılar.
Ardından balıklar nasıl yüzer hakkında sorular sordular.

Özellikle bu yaş grubu çocuklarında merak duygularını desteklemek, soru sormalarını destekleme, neden sonuç ilişkisi kurma becerisi geliştirmek sonraki eğitim hayatlarında öğrenme biçimini ciddi anlamda desteklemektedir.

Bu sebeple bırakın sorsunlar. Bu dünyada en önemli soruları iki insan tipi sorar; Dahiler ve çocuklar.

‪#‎BDK‬‪#‎BaşkentDoktorlarKres‬‪#‎kaliteliegitim‬‪#‎psikologgozetimi‬‪#‎doktorgozetimi‬‪#‎okuloncesi‬‪#‎cocukgelisimi‬‪#‎cocukegitimi‬

O da ne yoksa sınıfımıza Uğur böceği mi gelmiş? ?
O da ne yoksa sınıfımıza Uğur böceği mi gelmiş? ?

???

Çalışkan arılar sınıfı bugün sanat etkinliklerinde kocaman bir uğur böceği tasarladılar. Ugur böceğinin kaç tane beneği var ? Merak ettik ve saydık! 1,2,3,4,5,6,7!

Ama neden 7 benekli diye sordu minikler 10 benekli Uğur böceği olmaz mıydı? ?

Her bir benek bir günü temsil etti; pazartesi salı çarşamba persembe cuma cumartesi ve pazar

Kavramlar arasi ilişki kurma ve somutlaştırma yapmak özellikle bu tarzda soyut terimler için çok öğretici olabilmektedir.

Sağlıklı – Sağlıksız yiyecekleri öğrendik
Sağlıklı – Sağlıksız yiyecekleri öğrendik

Atom Karıncalar sınıfı ile sağlıklı ve sağlıksız yiyecekler panomuzu olsuturuyuruz. ?

? Vücudumuza ve tabi ki dislerimize hangi yiyecekler iyi gelir hangileri iyi gelmez? ?

Sağlıklı yiyecekler yedigimizde vücudumuzda neler oluyor? Peki ya sağlıksız yiyecekler tüketirsek? Bütün sorularımızın cevaplarını konuştuk.

Siz de evde dolabınızdansağlıklı ve sağlıksız yiyecekleri çocuğunuzla birlikte ayırmaya ne dersiniz? Belki birlikte harika bir yemek yapabilirsiniz

 

Mıknatıs deneyimiz – Fen Dersi

Atom Karıncalar mıknatıs ile hangi nesnelerin çekileceğini öğrendiler. Bu şaşırtıcı deneyde plastik kaşık, tahta kalem bir türlü mıknatısa yapışmadı.

Bir baktık ki demir kaşığa yapışıyor, iğneye de !

Sınıfımızda ki pek çok nesneyi mıknatısmız ile denedik ve demir metalinin bir çok oyuncakta bulunduğunu fark ettik.

Hadi alın elinize mıknatısı bakalım evde demir bulabilecek misiniz???

 

“Kokla bil bakalım bu ne?” deneyi – 8 kişilik VİP sınıflarda eğitim sadece BDK’da..
“Kokla bil bakalım bu ne?” deneyi – 8 kişilik VİP sınıflarda eğitim sadece BDK’da..

 

Bugün ki deney konumuz; “kokla bil bakalım bu ne ?” Öğrencilerimiz her bir nesneyi gözleri kapalı tahmin etmeye çalıştı ve çok başarılı oldular.

Özellikle duyuları keskinleştirmek için kokuları öğrenmek bu yaş gruplarında çok önemli bir yer tutar. ?

Evde bu güzel deneyi tekrarlamaya ne dersiniz? ?

 

 

Vücudumuzu daha iyi tanıyoruz
Vücudumuzu daha iyi tanıyoruz

Dergi ve gazetelerden kestiğimiz resimlerle eksik bedeni tamamlamaya çalıştık ?
Bu hem dikkati arttırmayı hem de vücudumuzu daha iyi tanımamızı sağladı. ?

‪#‎bdk‬ ‪#‎doktorlarkres‬ ‪#‎vipsiniflardavipegitim‬ ‪#‎eniyikres‬ ‪#‎batikentkres‬ ‪#‎kres‬‪#‎okuloncesiegitim‬

 

Hikaye saatimizden…
Hikaye saatimizden…

Çalışkan arılar oyun saatinin ardından hikaye okuyup her bir hayvanın nasıl ses çıkardığını deneyimleyerek öğrendiler ?

‪#‎BDK‬ ‪#‎BaşkentDoktorlarKres‬ ‪#‎kaliteliegitim‬ ‪#‎psikologgozetimi‬‪#‎doktorgozetimi‬ ‪#‎okuloncesi‬ ‪#‎cocukgelisimi‬

Bir çocuk ona söylediklerinizin %5’ini, davranışlarınızın %95’ini almaktadır.
Bir çocuk ona söylediklerinizin %5’ini, davranışlarınızın %95’ini almaktadır.

12493835_967195376688235_1131739434509597375_o

 

Bir çocuk ona söylediklerinizin %5’ini, davranışlarınızın %95’ini almaktadır. Ne söylediklerimize dikkat ettiğimiz kadar davranışlarımıza da dikkat etmeliyiz.

‪#‎aileleretavsiyeler‬ ‪#‎doktorgozetimi‬ ‪#‎psikologgozetimi‬ ‪#‎doktordestegi‬‪#‎BDK‬ ‪#‎BaşkentDoktorlarKres‬

Kış aylarında çocuklar neden çok sık hastalanır?
Kış aylarında çocuklar neden çok sık hastalanır?

doktorlarkres

Kış aylarında çocuklar neden çok sık hastalanır?

Kış aylarında anneler ne gibi önlem almalı?Kış aylarının gelmesiyle beraber bazı annelerin de korkulu rüyaları başlıyor…. Çocuklarının hasta olması, neden bu kadar sık hastalanması… Peki ne yapmak gerekiyor çocukların hastalanmaması için?

“Bizim zamanımızda bu kadar hastalık yoktu” diye başlıyor çocuğu muayeneye getiren büyükler söze… “Neden bu çocuklar hep hasta”, “Tam iyileşti diyoruz, tekrar hasta oluyor” “Bütün kış böyle geçti”, “Bir yaz gelse de rahatlasak…” diye devam ediyor sohbet…

Bazı okurlarımın aynı şeyleri şimdi ya da bir dönem yaşadıklarını tahmin ediyorum…

Aile için zor, çocuk için travmatik bir durum bu kadar sık hasta olmak. Bir süre sonra ‘aman yeter ki hastalanmasın’ diye sportif faaliyetleri, gezmeleri, sosyal hayatı kısıtlanmaya başlıyor.

Çocuk, doğum günü partilerinden, kurslardan uzaklaşıyor, evde sıkı sıkıya korunan, fanus içinde yaşayan bir canlıya dönüşüyor.

Arkadaşlar evinize gelecekse hasta olup olmadıkları soruluyor, kimselerin onu öpmesi istenmiyor… (Aman yanlış anlaşılmasın, sık hasta olan çocukları her yere götürün demiyorum, bu konuyu kendi doktorunuzla da konuşmanızda fayda var, malum her çocuk farklı…)

Çocuklar hasta olduğunda uykusuz geceler de anne babaları bekliyor. Aklınızda bin bir soru, en kötü senaryolar…

Peki neden bu çocuklar bu kadar sık hasta oluyor?

Bebekler, genellikle ilk 6-9 ay, anneden doğum öncesinde aldıkları antikor adı verilen koruyucular sayesinde genellikle enfeksiyonlara karşı korunuyorlar.

Anne sütünün de etkisi tartışılmaz tabii. 6-9.aylardan itibaren sosyalleşmenin başlaması, ellerin sürekli ağza götürülmesi, emekleme derken dışardaki mikroplar ağız ve solunum yollarına daha fazla girmeye başlıyor.

Biz ne yapıyoruz? Genellikle koruma önlemlerini arttırıyoruz: Eller ıslak mendillerle siliniyor, yerler arapsabunu, çamaşır sularıyla temizleniyor, yere düşen emzikler sterilize ediliyor, kıyafetler en iyi deterjanlarla yıkanıp ütüleniyor yani aslında bebeği / çocuğu cam fanusa koyuyoruz.(iyi mi yapıyoruz, kötü mü tartışılır…) Peki neden korkuyoruz da bunları yapıyoruz?

-Çocuk ne kadar küçükse enfeksiyonları kontrol etme ve sınırlama yeteneği de o kadar az oluyor, yani aynı mikrobu erişkin üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde ve ateşsiz atlatırken, bebekte sepsis gibi, bakteriyemi gibi bütün vücudu ilgilendiren tablo gelişebiliyor

-Çocuk ne kadar küçükse, enfeksiyon o kadar hızlı yayılabiliyor, yani az önce iyi olan bebeğinizin ertesi gün hastaneye yatması gerekebiliyor. Dün burnu akan çocuğunuz gece kulak ağrısıyla uyanabiliyor.

-Diğer handikap da, çocuk ne kadar küçükse enfeksiyonların o kadar ağır geçirilme olasılığı, yani biz büyüklerin bir hapşırık bir öksürükle geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu, bebekte akciğerleri etkileyip  yoğun bakım gerektirebiliyor.

Özellikle 5ay-5yaş çocuklarda ateşli havale korkusu nedeniyle ateş, anne babaların kabusu…
Çoğu için en önemli sorun ateş: O ateş düşmeli!! Halbuki ateş, vücudun koruyucu mekanizmalarından biri. Vücuttaki yabancı maddeleri, mikropları ateşimizi yükselterek öldürmeye çalışıyor vücudumuz. (Yanlış anlaşılmasın, ateşi düşürmeyin demiyorum…, ama enfeksiyon sırasındaki en önemli hedef de ateşin düşürülmesi değil.)

Çocuk büyüdükçe, kreşe ya da oyun gruplarına başlamayla beraber, çevredeki çocuklardan enfeksiyonları hemen kapıyor. Özellikle hasta çocukların okula gönderilmesi yayılmayı kolaylaştırıyor.

Küçük çocukların öz bakımlarını da yeterince yapamadıkları düşünülürse, ellerle enfeksiyon daha da yayılıyor. Şimdilerde kreşler, etkinlikler, partiler, geziler, kutlamalar, sık görüşmeler gibi sosyal durumların artması nedeniyle de çocuklar daha fazla enfeksiyon ajanına maruz kalıyor.

Kreşe başladıktan itibaren ilk 2 yıl genellikle hastalıklarla geçiyor. ‘Şimdiye kadar hiç hasta olmamıştı’ deyişi genellikle bu dönemde kırılmaya başlıyor. Çoğu çocuk, antibiyotikle bu dönemde tanışıyor.

Evde okul ya da kreşe giden büyük kardeş varsa, büyük kardeş hasta olmasa ya da hastalığı hafif geçirse de evde oturan kardeşine hastalık taşıyabiliyor.

Çocuk büyüdükçe, enfeksiyonların sıklığı ve ağırlığı azalıyor. Daha uzun aralıklar ilaçsız geçiyor, çocuk enfeksiyonları kendisi atlatabiliyor, ateşler o kadar korkutucu ve dirençli olmamaya başlıyor. Ergenlik dönemine yakın, enfeksiyon hastalıkları iyice azalıyor.

Kış ayları ve mevsim geçişlerinde bebekler/çocuklar hatta bizler daha çok hasta oluyoruz… Çoğu kez hastalığımıza soğuk havanın, ıslanmanın, çok terli kalmanın neden olduğu düşünürüz. Bu sayılanlardan hiçbiri, bir hastalığa neden olmaz ama hastalığı kolaylaştırıcı etkenlerdir.

Yani bir enfeksiyon hastalığı dendiğinde bu hastalığın etkeni virüs ya da bakterilerdir (nadiren atipik ajanlar ve mantarlar) yani enfeksiyon hastalığı için vücutta mikrop olması gerekir. Isı farklılıkları, vücut direncini düşürüp o anda var olan mikrobun aktive olmasını kolaylaştır.

Benzetecek olursak, gece gündüz ısı farklılıklarından dolayı çöllerdeki taşlar bile patlayıp çatlayıp kuma dönüşür, insan vücudunu da benzer şekilde düşünebilirsiniz. Özetle, soğuk,  hastalıkları kolaylaştırır, insan sadece üşüdüğü için hasta olmaz. Bazı çocukların daha hassas oldukları gerçeğini de yadsımamak lazım.

Çocukta, başka hastalık ya da durumların varlığı da hastalıkları kolaylaştırabilir. Örneğin alerjik çocuklarda ufak bir üst solunum yolu enfeksiyonu hemen akciğerleri tetikleyerek bronşit bulgularına neden olabilir.

Bağışıklık sistemini ilgilendiren, bağışıklık sisteminin az/hiç çalışmadığı hastalıklar tabii ki var ama genellikle ciddi tablolarla (menenjit, kemik iltihabı, zatürre gibi şiddetli enfeksiyonlar) ya da az görülen hastalıklarla seyretme eğilimdeler.

Her çocuk kendine özgü büyür. Bazı çocuklar çok zor hasta olup, hastalıkları çok kolay atlatırken, bazı çocuklar buluttan nem kapıyor olabilir.

Bunun ölçülebilir bir değeri çoğu kez yoktur. Yani sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda ailelerin de istemiyle “her şeye bakalım, ne var ne yok çıksın” tahlillerinden de çoğu kez kötü bir şey çıkmaz. Çoğu kez çocuk büyüdükçe, hastalıkların sıklığı ve şiddeti de azalır.

Çok basit birkaç önlemle hastalıkları engellemek mümkün olabilmekte…Hasta olan çocuklar hem başka çocuklara bulaştırma potansiyelleri hem de kendi bağışıklık sitemlerinin hastalık döneminde düşük olması nedeniyle başka bir enfeksiyon daha kapma olasılıkları nedeniyle de evde dinlenmelidirler.

Ev içinde hasta olanlar varsa, mutlaka maske takmalı ya da çocuktan uzak durmalı, mümkünse aynı ortamı paylaşmamalı.

El yıkama çok önemli. Her fırsatta, şüpheli her durumdan sonra eller mutlaka yıkanmalı.

Gelecek yazımda çocukların kış aylarında hastalıklardan nasıl korunabileceklerini okuyabilirsiniz…

Herkese sağlıklı günler….

 

 

Dr Duygu Gür Ünal , İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi’ni (Çapa) 2000 yılında, aynı fakültede çocuk sağlığı ve hastalıkları ihtisasını 2004 yılında tamamlamıştır.