Başkent Doktorlar Kreş ve Gündüz Bakımevi

Okulumuz Doktor ve Psikolog gözetiminde bir kreştir... 10 Kişilik VİP sınıflarda hizmet verilen tek kreştir. Batıkent'in en iyi kreşi ile iletişim için: 0312 979 85 73 - 0505 831 00 00 - 0553 137 89 89

Kategori: Batıkent Kreşler – En iyi kreş Doktorlar Kreş

Çocuk istismarı artık son bulsun! – BDK
Çocuk istismarı artık son bulsun! – BDK

Bu video ÇOCUK İSTİSMARI konusunda farkındalık uyandırmak için ve bu vakaların son bulmasına katkı sağlamak amaçlı olarak bdk (Başkent Doktorlar Kreş) öğrencileri ve çalışanları tarafından hazırlanmıştır.

Siz de çocuk istismarına DUR demek için bu videoyu sosyal medyada ve whatsapp gruplarınızda paylaşarak destek olabilirsiniz!

 

Şimdi anne babalar için eğlence vakti :) (Babalar günü etkinliklerimiz)
Şimdi anne babalar için eğlence vakti :) (Babalar günü etkinliklerimiz)

Hep çocuklar mı eğlenecek? Birazda aileleri eğlensin 🙂 (Babalar günü etkinliklerimizden görüntüler)

Babalar günü özel – BDK
Babalar günü özel – BDK

En sevdiğimiz en değerlimiz babalarımızla çocuklarımızın özel buluşması bdk aile etkinlikleri çerçevesinde gerçekleşmiştir.

Hava güzelse tadını çıkarmak çocuklara kalır… 
Hava güzelse tadını çıkarmak çocuklara kalır… 

Hava güzelse tadını çıkarmak çocuklara kalır… 4 mevsim bahçenin, parkın tadını çıkarıyoruz…

BDK’ya GİDEN ŞANSLI MİNİKLER KIŞ ÖNCESİ DOKTOR MUAYENESİNDEN GEÇTİLER
BDK’ya GİDEN ŞANSLI MİNİKLER KIŞ ÖNCESİ DOKTOR MUAYENESİNDEN GEÇTİLER

BDK’ya GİDEN ŞANSLI MİNİKLER KIŞ ÖNCESİ DOKTOR MUAYENESİNDEN GEÇTİLER
( BDK – Başkent Doktorlar Kreş )

Aslında tahmin edeceğiniz gibi bu okul Başkent Doktorlar Kreş.
Okuldaki şanslı minikler belirli periyotlarla sağlık muayenesi, görme testleri, işitme testleri, ağız ve diş sağlığı muayenesi gibi sağlık hizmetlerinden de ücretsiz faydalanıyor.

Kurucu Yusuf Temrel’e göre;
“Kış ayına girerken yapılan bu tarama ile çocuklar aslında kışa hazır vaziyette giriyor.
Bildiğiniz gibi çocuklarla birlikte hastabe veya Doktor ziyareti pek çok insan için pek tercih edilen bir ziyaret değildir. Bu nedenledir ki; birçok yetişkin özellikle diş ve göz kontrollerini öteler durur. Bu durum çocuklar için de farklı değildir.
Özellikle 2-6 yaş arası çocuklarda durum biraz daha önem arz ediyor. Çocukların aşıları tamamlandığı için sağlık ocağı, aile hekimi ziyaretlerine mola veriliyor. İşte tam da bu kısımda biz devreye giriyoruz. Çocukların sağlık muayeneleri başka bir deyişle, mini check-up‘larını yapıyoruz.

Çocuklar sağlıklı, aileler mutlu, biz mutluyuz.

Çocuklar ne sıklıkla yıkanmalı?
Çocuklar ne sıklıkla yıkanmalı?

ÇOCUKLARDA YIKANMA ALIŞKANLIĞI

         Gün boyu oyunlarla ve diğer etkinliklerle enerji tüketen çocuklarımıza, yıkanma alışkanlığının doğru bir şekilde kazandırılması son derece önemlidir. Doğru bir yıkanma alışkanlığının kazanılması; çocuğun hem fiziksel görünümünü olumlu yönde etkileyecek, hem de suyun rahatlatıcı etkisi çocuğun ruhsal gerginliği varsa azaltmasına yardımcı olacaktır. Bununla beraber yıkanma, cilt sağlığının korunması ve enfeksiyonlardan uzak kalma konusunda da büyük katkı sağlayacaktır. Peki, bu alışkanlığın çocuklara doğru kazandırılması konusunda biz yetişkinlere neler düşmekte?

Öncelikle; doğru bir yıkanma alışkanlığının geliştirilmesi için, “yıkanma sıklığının ne kadar olması” gerektiği konusunda doğru bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Uzmanlara göre, sabun ve suyla yıkanma sıklığı yaz aylarında 2 günde 1, kış aylarında ise haftada 3 kez olmalıdır. Çocuğun her gün sabunla yıkanması durumunda, kimi zaman cildinde kuruma ve egzama (dermatit) benzeri rahatsızlıklar meydana gelebilmektedir. Ancak, eğer çocuğunuzun sıcaktan bunaldığını fark ettiyseniz, sabun kullanmamak kaydıyla her gün çocuğunuza sadece ılık suyla duş aldırabilirsiniz. Çok sıcak ya da çok soğuk suyun kullanılması, çocuğunuzun cildini tahriş edecek ve kimi durumlarda ise yıkanmaktan korkmasına/kaçınmasına yol açacaktır.

Doğru yıkanma sıklığının uygulanmasının ardından, çocuğun duş alacağı ortamın özelliklerinin doğru sağlanması gerekir. Bunlardan bazıları; çocuğun yıkanacağı suyun ısısının doğru ayarlanması, çocuk küvette yıkanıyorsa küçük oyuncakların bulunması, pH değeri dermatologlarca onaylanmış çocuk şampuan ve sabunlarının kullanılmasıdır. Bu koşulların sağlanması, hem çocuğun fiziksel sağlığını koruyacaktır, hem de çocukluk döneminden sonrası için de uygun bir ortam oluşturacaktır.

Çocukların yıkanma sıklığının yeterli olması ve yıkanılan ortamın uygunluğu gibi etmenler, çocuğun yaşamı boyunca banyo alışkanlığının doğru oluşmasını sağlayan en önemli faktörlerdendir. Peki, eğer çocuğunuz banyo yapmaktan korkuyorsa ve bu durumun önüne geçemiyorsanız neler yapmalısınız?

 

  • Çocuğunuzu yıkarken, onun sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde hareketlerinde özgür bırakın. Böylece, çocuğunuz kısıtlanıyor olma düşüncesinden vazgeçip, yıkanmaya karşı daha da olumlu bir şekilde yaklaşacaktır.
  • Yıkanma zamanını çocuğunuza söylerken, “Haydi küvete gel.” gibi bir cümle yerine, “Hadi şimdi köpüklerle küçük bir resim çizelim.” diyerek çocuğunuzun bu konudaki isteğini artırabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun yıkanma saatini oyun saati ya da diğer etkinlikleri esnasına koymayın. Oyun saatini bölerek yıkamaya çalışmanız, onun tepki göstermesine ve yıkanmaya karşı olumsuz bir tutum göstermesine yol açacaktır.
  • Çocuğunuzun yıkanacağı yerin güvenliğini tamamıyla sağlamış olun. Aksi takdirde, eğer çocuğunuz banyo esnasında düşerse bundan sonrası için yıkanmaya karşı çoğunlukla isteksiz olacaktır ve size direnecektir.
  • Yıkanma esnasında yanlışlıkla altına kaçıran çocuğunuza sert tepkiler vermekten kaçının. Sert tepkiler verdiğiniz durumda, çocuğunuz yıkanmanın aslında o kadar da güzel bir şey olmadığını düşünecek ve “annemin/babamın bana kızdığı zaman yıkandığım zamandı.” diyerek yıkanmaya karşı olumsuz bir tutum takınacaktır.

Yeni konularla, yeni yazılarla Doktorlar Kreş web sitesinden sizlerle olacağım.

Sağlıklı günler diliyorum.

Psk. Özge Irmak PALA

Neden Başkent Doktorlar Kreş?
Neden Başkent Doktorlar Kreş?

Neden Başkent Doktorlar Kreş?

  • Başkent ANKARA’da ve TÜRKİYE’de sınıfları maximum 10 kişilik olan TEK OKUL olduğu için,
  • Kişiye özel öğrenme teknikleri ile birebir ilgilenilerek eğitim verildiği için,
  • Tam zamanlı Psikolog gözetimi olan tek okul olduğu için,
  • Belirli periyotlarda ücretsiz olarak Sağlık muayeneleri, Görme Testleri, İşitme testleri, Ağız ve Diş muayeneleri olduğu için,
  • İngilizce‘nin yanı sıra Fransızca eğitimi de veren TEK OKUL olduğu için,
  • Batıkent’te en büyük YEŞİL ALAN‘a sahip olduğu için,
  • Proje destekli eğitim imkanı sağladığı için,
  • Drama dersi ile çocukların sanatsal yönlerini geliştirdiği için,
  • Modern dans ve geleneksel dans eğitimleri verdiği için,
  • Belirli atölyeler oluşturarak (Nezaket Atölyesi, Mutfak Atölyesi, Ahsap Atölyesi vb ) bu kapsam sayesinde eksiksiz eğitim sunduğu için,
  • Benzersiz genişlikte ve temizlikte mekan sunduğu için,
  • Günde 3 öğün doğal yiyecekler ile beslenme imkanı sağladığı için,
  • Özel gün ve programlara profesyonel hazırlandığı için,
  • Çocuklara toprak ile temas imkanı sunduğu, yeşili kullanma imkanı oluşturduğu için,
  • Tatbikatları reel ortamlarda gerçekleştirerek çocukları hazırladığı için,
  • Bilimsellikten uzak olmadığı için,
  • Çocuklara da bilimi sevdiren etkinlikler yaptığı için,
  • 3 Boyutlu eğitimler de verdiği için,
  • En özel oyuncakları kullanıldığı için,
  • Çocukların beraberinde Aileleri de unutmayıp onlara özel programlar ve etkinlikler de düzenlediği için,
  • Başarılı bir okul hayatına hazırladığı için,
  • Çalışanlarının  ve velilerinin bu okulda olmaktan mutluluk ve gurur duyduğu için,

Çocuğumu Kreşe “Tam gün mü, Yarım gün mü” göndermeliyim?
Çocuğumu Kreşe “Tam gün mü, Yarım gün mü” göndermeliyim?

Kreşe “Tam gün mü, Yarım gün mü” göndermeliyim?

En doğru okul seçiminin önemi kadar eğitimin “Tam gün mü, Yarım gün mü” olduğu da çok önemlidir. Yeni Eğitim öğretim yılına başlarken cevaplanması gereken bir soru var.

Okul öncesi eğitimde doğru olan Tam gün mü, Yarım gün mü?

Çocuklarımız kreşe başladığı ilk dönemde alışma dönemi yaşamaktadır. Bu her çocukta farklı karakterde görünen çok normal bir durumdur.

Bir öğrencinin sadece yarım gün okulda bulunması tıpkı “oyununun yarıda kalması” gibi travmatik bir etki yaratmaktadır. Bunu destekler bir şekilde bilim insanları tam gün eğitim alan çocukların, yarım gün eğitim alanlara göre daha aktif, daha sosyal ve beceri faaliyetlerinin daha iyi geliştiğini yani sosyal ve akademik eğitimleri daha iyi olduğunu ifade etmişlerdir.

Çocuğun evde geçirdiği süre daha fazla olması ailelerin hoşuna gittiği için okula yarım gün göndermeyi düşünseler bile aslında bu doğru bir tercih değildir. Çünkü çocukların eğitim programlarında bulunan Yabancı Dil eğitimleri, tiyatro, dans, drama, kaynaşma eğitimleri, bülten çalışmaları vs… gibi faaliyetler tüm güne düzenli olarak yayılmıştır. Özetle yarım gün okula gitmek, Eğitimlerin yarısını almak demektir.

Çocukların yeni bir ortama girmesi elbette onları ürkütebilir. Yeni uyaranların olması, yeni insanlarla bir araya gelmesi, ailesinin onu bırakıp gittiğini düşünmesi çocukta ister istemez endişe yaratacaktır. Çocukların bu alışma sürecindeki durumunu normaldir.

Okulunuzun psikolog desteği ve uyum programı ile bu süreç kolaylıkla atlatılabilir. Bu nedenle profesyonel destek almanız veya psikolog desteği verebilen okulları tercih etmeniz okula alışma döneminin hem sizin hem de çocuğunuz için daha rahat daha huzuru ve daha sağlıklı geçirmesini sağlayacaktır.

Unutmayalım ki rahat bir uyum süreci, başarılı bir eğitim hayatının kapısını açacaktır.

Mutlu çocuklar, Başarılı yarınlar için BDK ile kalın…

 

www.doktorlarkres.com

BDK Aile Katılımlı etkinlik, Çocuk kitap fuarı eğlenceli şekilde sonuçlandı.
BDK Aile Katılımlı etkinlik, Çocuk kitap fuarı eğlenceli şekilde sonuçlandı.

BDK Aile Katılımlı etkinlik, Çocuk kitap fuarı eğlenceli şekilde sonuçlandı.
Katılım gösteren tüm velilerimize teşekkür ederiz..

#bdk #doktorlarkres #AileBuluşması

Bu evde ters giden birseyler var!
Bu evde ters giden birseyler var!

Ankara’da ilk, Türkiye’de ikinci olma özelliğini taşıyan “Neşeli Köy Tepetaklak Ev”i ziyaret ettik… Çok eğlendik..

BDK Ailesi yemekte buluştu
BDK Ailesi yemekte buluştu

BDK Ailesi yemekte buluştu

Katılım sağlayan, katılmak isteyip fırsat bulamayan tüm velilerimize teşekkür ederiz.

Sonraki aile katılımlı etkinligimizde görüşmek üzere…

BDK öğrencilerinden Yaşlılar Haftasında Huzurevi’ne ziyaret
BDK öğrencilerinden Yaşlılar Haftasında Huzurevi’ne ziyaret

Başkent Doktorlar Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, Yörtürk Vakfı Huzurevinde kalan yaşlıları ziyaret etti. BDK Kurucusu Yusuf TEMREL, öğrencilerine okulun eğitimlerinin bir parçası olan NEZAKET ATOLYESİ kapsamında etkinlikler düzenlediklerini, bu amaçla huzurevini ziyaret ettiklerini söyledi. Kreş öğrencilerinin yaşlıları ziyaret etmesinin geçmişten geleceğe önemli bir bağ oluşturduğunu belirten TEMREL, “Yaşlılarımız dün ile bugün arasında kurulan en büyük köprüdür. Kültürümüzü ve milli değerlerimizi yarınlara taşımamız nine ve dede gibi aile büyükleriyle iletişime geçmekle, onlarla duygusal bağ oluşturmakla mümkündür.” dedi.

Huzurevi sakinlerine karanfil hediye ederek onların ellerini öpen minik öğrenciler, duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Ayrıca şarkılar söyleyen çocuklar yaşlıları mutlu etmeyi başardılar. Huzurevi sakinleri, BDK öğrencileri ziyaretinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi

BDK Öğrencileri güzel havanın tadını çıkarıyor
BDK Öğrencileri güzel havanın tadını çıkarıyor

BDK Öğrencileri güzel havanın tadını batıkent’in en büyük bahçesinde doyasıya eğlenerek çıkardılar.

 

Başkent Doktorlar Kreş’i tanıyalım?
Başkent Doktorlar Kreş’i tanıyalım?
ÇOCUKLARDA UYKU PROBLEMİ
ÇOCUKLARDA UYKU PROBLEMİ

Her çocuk farklıdır; bazıları diğerlerinden daha az, bazıları daha fazla uykuya gereksinim duyar. Farklı yaşlardaki çocukların ortalama olarak ne kadar uykuya gereksinim duyduğuna dair genel bilgileri aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.

cocuk-uyku-duzeni

Birçok çocuğun çok uykuya gereksinimi olduğunu unutmayın. Ebeveynler, çocukları saat 23.00’te uykuya yatmayı reddediyor diye, “uykuyla arasının olmadığını” düşünürler. Aslında çocukları uyku eksikliğine bağlı aşırı yorgunluk çekiyor olabilir.

Kendinize şu soruları sorun:

  • Her otomobile bindiğinde hemen uykuya dalıyor mu?
  • Hemen hemen her sabah onu ben mi uyandırmak zorunda kalıyorum?
  • Gün boyunca aksi, asabi ve aşırı yorgun görünüyor mu?
  • Bazı akşamlar, normal yatma saatinden önce uykuya dalıyor mu?
  • Sık sık sabah 06.00’da uyanıp mı güne başlıyor?

Bu sorulardan herhangi birisine “Evet” yanıtını verdiyseniz, çocuğunuz uykusunu yeterince almıyor olabilir.

Çocuğunuzun kaç saat uyuduğundan fazla, davranışlarına dikkat etmeniz daha önemlidir. Dr. Weissbluth “Genelde, çocuklar ne kadar uzun gece uykusu uyurlarsa, gündüz boyunca davranışları daha iyi olur” diyor. Bu çok doğrudur.

ÇOCUKLARIN UYKU SAATİNİN VE KALİTESİNİN DOĞRU OLMASI NELERİ ETKİLER?

  • Odaklanma süresini,
  • Uyumluluğunu,
  • Asabiyetini,
  • Kendi başına oyun oynamasını,
  • Çevrede olan biteni bütünüyle farkına varıp, öğrenmesini etkileyecektir.

Birçok anne babanın problemi çocukların vaktinde uykuya geçmemesidir. Uyku saati geldiğinde yatmaya teşvik edilen çocuklarda ihtiyaçtan kaynaklı olmayan susamaları, tuvalet ihtiyaçları, acıkmalar söz konusu olur. 🙂
Özellikle 2-3 yaşlarında çocuklar uykuya dalma güçlüğü çekebilir. Ara ara uyanma dönemleri yaşayabilir.

Neler yapılabilir;

Öncelikle uyku öncesi çocuğun sakin bir ortamda olması sağlanmalıdır. Uykudan en az bir saat önce İnternet, cep telefonu, televizyon kapanmalıdır mümkünse kitap, hikaye, masal vb şeyler okunmalıdır. Teknolojik dürtüler uykuyu zorlaştırdığı gibi uyku kalitesini bozacağını unutmayınız!

Vaktinde yatmak genellikle çocuklara özgü bir kural değildir. Çocuğu tek başına yatağa gönderip anne babanın televizyon izlemesi oldukça yanlıştır.

UNUTMAYINIZ: “Çocuk uzun zamandır geç yatıyor ve sabah uyanmakta zorluk çekiyorsa uyku düzeni akşam erken yatırmaya çalışmakla değil, erken kaldırılmakla başlamalıdır. Çocuğun erken kalkması akşam erken yatmasını kolaylaştırır.”

Yapılan araştırmalara göre anne baba ile aynı odada yatan çocuklarla ayrı odada yatanlara kıyasla daha fazla uyku sorunu olduğu gözlemlenmiştir.
Çocukların bir kısmı korkuyorum bahanesi ile anne babasıyla yatmak ister. Ebeveynlerin taviz vermesi sonucu bu durum alışkanlık haline gelebilir. Gece uykusundan uyanıp anne babasının yanına gelen çocuk sözlü uyarıya girmeden kucağa alınıp odasındaki yatağına yatırılmalıdır. Anne babanın yapması gereken her seferinde aynı davranışı sergilemektir. İstikrarlı davranış çözüm için en önemli adımdır.

ÇOCUĞUN UYKU UYUMAK İSTEMEMESİNİN BİR TAKIM NEDENLERİ OLABİLİR

Gece Korkuları: Bebeklik dönemini aştıktan sonra 4 yaş civarına geldiğinde gece korkuları görülebilir.

Gece korkuları uykuya daldıktan sonra ortaya çıkar. Çocuk çığlık atarak uyanır, ter içindedir, kalp atışı hızlıdır…
Korktuktan sonra artık yatağında tek başına yatmak istemez gece korkuyla uyandıktan sonra anne-baba ona yeterince sevgi göstermeli ve sakinleşmesini sağlamalıdır. Uyuyana kadar çocuğun yanında kalmak çocuğa güven duygusu verir.

Gece Terörü: 5-12 yaş civarındaki çocuklarda görülür. Çocuk gecenin ilerleyen saatlerinde ağlayarak uyanır, ancak sorulduğunda hiçbir şey hatırlamaz.

Kabus: Çocuklar kötü rüyalar, kabuslar görmemek içinde uyumaya direnç gösterirler.

ÖNERİLER:

  • Uyku alışkanlığının kazandırılması için anne babanın fikir birliği oldukça önemlidir.
  • Ailenin yaşam düzenine de uygun olarak çocuğun tutarlı bir uyku saatinin olması önemlidir.
  • Uykuya dalıncaya kadar masal ve hikayeler anlatılması rahatlatacak bir müzik dinletilmesi uykusunun gelmesini kolaylaştıracaktır.
  • Uykunun kalitesini bozan etkenlere dikkat edilmelidir. Isı, ışık, ses, yanlış beslenme, uyku öncesinde bir gerginlik ortadan kaldırılmalıdır.
  • Çözümlenemeyen sorunlar için Çocuk psikiyatristleri ile iletişim kurmak faydalı olacaktır.

Emine OKAL SOYALP
Çocuk Gelişim Uzmanı

Faydalanılan Kaynaklar:
Dr. Richard Farber’in Solve Your Child adlı kitabı
Uyku Danışmanı ve Koçu Seride Samurkaş Karaç
Psikolog Ayfer Çavdar COŞKUN
Pedagog Adem GÜNEŞ
Çocuklarda gözlemlenen rahatsızlıklar ile ilgili kitaplar ve internet makalaleri
İNATÇI ÇOCUKLARLA BAŞ ETMENİN YOLLARI?
İNATÇI ÇOCUKLARLA BAŞ ETMENİN YOLLARI?

İNATÇI ÇOCUKLARLA BAŞ ETMENİN YOLLARI?

Genelde inatlaşma her yaş döneminde beklenilebilen bir davranıştır ancak çocuklarda inatlaşma davranışı genellikle 2-4 yaş arasında daha sık görülür. Çünkü 2-4 yaş aralığında çocuk bir birey olduğunun farkına varmaya başlar. Bunu da her konuda fikir ayrılığı yaparak ve söylenenlere uymamakla gösterir. Bağımsızlıklarını ortaya koymak için inatlaşma sürecine girerler. Çocuklar kendini yeniden keşfettiği için bu durum normaldir. Sürekli ailesiyle ve çevresindeki kişilerle fikir çatışması yaşayabilir.

Neler yapılmalı?

Tutarlı olunmalı: Öncelikle anne ve babalar çocuklarının gelişim dönemlerini iyi bilmeli ve bu dönemin özelliklerini öğrenip ona göre bir tutum sergilemelidir. En önemlisi tutarlı davranmalıdırlar. Biz çocuklarımıza karşı ve öğrencilerimize karşı tutarlı olursak eğer bir adım daha önde gidebiliriz. Bu nedenle tutarlı olmak çok önemlidir. Ama maalesef ki anne ve babaların tutarsız davranış şekilleri bu durumu daha da zor bir durum haline getirebilmektedir.

Örneğin; çocuk kırmızı sandalyeye oturmak için çılgınlar gibi ağlıyor bu durumda ne yapılabilir?

Çoğu anne baba çocuğum ağlamasın diye hemen pes ediyor. Ama aslında bu durumda çocuğa farklı alternatifler sunulabilir;

Mesela 1 ‘den 10 ‘a kadar sayıyorum sonrasında ben oturacağım diyebilirsiniz bu durumda siz tutarlı davranmış olursunuz hem de çocuğun isteği sizin istediniz şekilde belirlenmiş olur. Bu yöntemle aslında dikkatini başka yöne çekmiş olursunuz. Sunduğunuz alternatifi çocuk kabul etmezse eğer, bir süre ağlamasına izin vermek gerekebilir. Ebeveyn çocuğun ağlamasının bir anlam ifade etmediğini ona hissettirmek için “ağlaman geçince istersen yanıma gelebilirsin” diyerek göstermelidir (ne kadar ağlamalarına dayanamasak ta bunu yapmamız gerekir). Böylelikle çocuk kendi ağlamalarının hiç bir işe yaramadığını ebeveynlerin bu soğukkanlı kararlı tutumuyla görmüş olur ve birkaç kez denedikten sonra bu yola bir daha başvurmaz.

İnatçı çocuklarla uğraşmak çok sabırlı olmayı gerektirir. Sabır bu işin öncelikli anahtar kelimesidir.

Birinci yolu yani sabrı seçerseniz, elbette daha zahmetli olacak, ama olumlu sonuç alacaksınız. Öğretmen arkadaşlarımızın da çok zorlandığı bir durumdur bu konu, onlarda dikkatli şekilde uygulamayı deneyebilirler.

İnat ve inatçı çocuklar ile baş etmede elbette sihirli ve kolay bir yolu yok. Ancak şunu unutmamak gerekir ki inatçı çocukla başa çıkmak için önce sakinlik ve sabır gerekir. Ağlayarak her şeyi yaptırmaya çalışan çocuklarda da inatçılık görürsünüz genellikle.

Tabi ki her çocuk aynı değildir, aynı işlemler her çocuğa geçerli olmayabilir. Farklı stratejiler deneyin. Ne yapması gerektiğini değil, nasıl yapması gerektiğini söyleyin!.

Bir çocuğa “bağırma” dediğinizde ilk şey bağırması olacaktır. Olumsuz ekler “YAPma, BAĞIRma” gibi ekleri olumluya çevirebiliriz. Çocuğa “bağırma” demek yerine ne yapması gerektiğini söylememiz gerekir “alçak sesle söylersen seni daha iyi anlayabilirim” gibi…

-Çocuğa ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz de önemlidir.

AİLELERE BELLİ BAŞLI ÖNERİLER;

  • Çocuğun inadına karşılık ilk olarak anne ve babanın da inatçı bir tutum göstermemesi gerekir. Çocuğa inadı yüzünden ceza verilmemeli ve baskı yapılmamalıdır bu çok önemlidir.
  • Soğukkanlılığınızı ve sakinliğinizi korumaya çalışın. Öfkeli bir tavır takınmayın, yumuşak bir ses tonuyla konuşmaya çalışın. Çok daha etkili olduğunu göreceksiniz.
  • Onun çocuk olduğunu ve bu durumun geçici olduğunu asla unutmayın
  • Çocuğa kararlı ve tutarlı samimi bir tavırla yaklaşın. İlk önce istediği bir şeye hayır deyip sonra evet demeyin. Kararlarınızda net olun.
  • Çocuğunuz bir konuda inatlaşmaya başladığında üstüne gitmeyin, baskı yapmayın. Sakinleşmesini bekleyin. Daha sonra çocuğun ilgisini başka yöne çekmeye çalışın, başka işlerle uğraşmasını sağlayın.
  • Çocuğa istediği şeyi neden yapamayacağınızı açıklayın. Çocukla konuşmak hem onu hem de sizi rahatlatacaktır.
  • Sevgili aileler lütfen ağladığı zaman susması için çocuklarımızın her istediği yapmayın! Bu size anlık çözüm sağlar ama uzun vadede çok üzüleceğiniz sonuçlar doğurur.

Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle…

Seda YALÇIN
Çocuk gelişim uzmanı

Yararlanılan Kaynaklar:
  • Pedogog Güneş A. Nesil kitapevi 2016
  • Doç. Dr. Aydın O. YAPA YAYINLARI
  • Yapa Yayınları Doç. Dr. Şahin F.

BDK Karne HatıRası – 17 Haziran 2016
BDK Karne HatıRası – 17 Haziran 2016

Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz için yorucu, yoğun ve son derece başarılı geçen bir senenin ardından heyecanla beklenen karne gününü de heyecanla geçirdik”

BDK Ailesi olarak değerli öğretmenlerimize; öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmeleri için gösterdiğiniz çabadan dolayı teşekkür ediyoruz ve kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Şimdi YAZ OKULU vakti… Eğlence vakti… 🙂

 

DOKTORLAR KREŞ TANITIM FİLMİNİ İZLEDİNİZ Mİ?
DOKTORLAR KREŞ TANITIM FİLMİNİ İZLEDİNİZ Mİ?

Batıkent’in en iyi kreşinin tanıtım filmini izlediniz mi?

www.doktorlarkres.com
İlt: 05058310000

 

Nezaket Atölyemiz Kapsamında Eğitimlerimiz Yeni Yıl’da da devam ediyor

Toplumda, okulumuzda ve evimizde Dikkat Edilecek Görgü Kurallarını Nezaket Atölyesi kapsamında sınıf sınıf öğreniyoruz. 

Bu programımızda resimleri boyayarak ve bunları drama haline getirerek nezaket kurallarına yer verdik. Çok hanımefendi ve beyefendi çocuklarımız var bizim. Bizim yerimizde olsanız hepsini ayrı ayrı öpmek isterdiniz şu an 🙂

 

34357b03-349f-41a3-a6f9-90763d7d4ce5

Daha neler mi var bu kapsamda işte bir kaç tane örnek:

  • Başkasının eşyasını kullanırken izin istemek.
  • Büyüklerine saygılı davranmak.
  • Yardımcı olmak.
  • Güzel sözler söylemek.
  • Büyüklerini ziyarete gitmek.
  • Hasta olan tanıdıklarını ziyaret etmek.
  • Başarılı olan kişileri tebrik etmek.
  • Tutumlu davranmak.
  • Konuşmaya başlamadan önce başkalarının konuşmasının sonlanmasını beklemek.
  • Kurallara uygun davranmak.
  • Temiz ve tertipli olmak.
  • Hoşgörülü ve iyimser davranmak
  • Olgun bir karaktere sahip olmak
  • Eleştiriyi yerinde ve uygun zamanda yapmak
  • Kıyafetlerin yer ve zamana göre doğru olmasına özen göstermek
  • Başkalsını rahatsız edici davranışlarda bulunmamak
  • Verilen sözde durmak.
  • Ziyaretin yerine, zamanına ve süresine önem vermek
  • Oturuş ve kalkışlara dikkatli olma
  • Gerektiğinde af dilemek
  • Özel konuşmaları dinlememek
  • Uygun olmayan el ve söz şakasından kaçınmak
  • İletişim araçlarını kurallarına uygun şekilde kullanmak
  • Trafik kurallarına uygun hareket etmek

 

 

Mikroskop ile tanıştık!

e587961b-d103-4ab1-8388-3d2b8b449525

Mikroskop ile tanıştık!
 
Araştırmacı ve Meraklı Çocuklarımızla ilk keşiflerini birlikte yaptık.
 
Gözle görülemeyen canlıları inceleyerek başladığımız serüvene daha çok heyecan katarak devam edeceğiz. Bizi izlemeye devam edin.
 
Büyüklerimiz için de küçük bir hatırlatma:
“Mikroskop, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin birkaç mercek yardımıyla büyütülerek görüntüsünün incelenmesini sağlayan bir alettir.
17. asırda Hollandalı Antoni Van Leeuwenhoek ve İngiliz Robert Hooke bulmuşlardır.”
 
#DoktorlarKreş #BaşkentDoktorlarKreş #BatıkentKreş #Mikroskop #OkulÖncesiFenDersleri #EnKaliteliEğitim #BenzersizKreş #EnİyiKreş #MutluÇocuklar #BilimAdamıÇocuklar #AraştırmacıÇocuklar